20 Eylül 2008 Cumartesi

Açık Mavi (Konsept Değişikliği)

Eski okuyucularım fark etmiştir zaten. Açıklamayı "Ay, ay! Neden değişti acaba?" diyenler için yapıyorum hocam.

Okullar açıldı, sinirler gerildi. Benimkiler çok daha fazla gerildi. Delirdim ben. Yaz aylarında şen, şakrak yazılar yazan Cem Batur gitti, "Gıbıstısınakoyayım! Fuck! Fuck! Fuck!" şeklinde cümleler kuran bir Cem Batur geldi. Sonra "Bu kadar Emo nereden çıkıyor?" Öğrenciler okula karşı bu kadar nefret doluyken tabi öyle yamulurlar. Neyse ki doğruyla yanlışı ayırt edebilecek kadar aklımız var. Pank nat det! Teheyt!

Yine konudan saptım ama yazacaklarımı unutmadım. Önemli olan da bu değil mi sevgili okuyucularım?

Evet... Okul, sinir, kan, gözyaşı diyordum en son. Efendim ben bir gün okuldan döndüm. Döndüm ama ne dönüş. Sıcak, ter, insan, sinir, ders, mers! Çok sinirliydim ulan! Aziz öfke boynumu sarmıştı! Açtım bloğu yazacak yazı bulamadım. "Ayıp Yazı"da geçen olay henüz gerçekleşmemişti. Gerçekleşmiş olsaydı şimdi orada çok daha farklı bir yazı olurdu. Katmerli küfürler, gözyaşı Tsunamisi falan. Neyse, bloğu açtım. O kafayla "Bu ne lan böyle?" dedim. Şablonu değiştirdim, renkleri, değiştirdim; No colors anymore I want them to turn black!

... Bloğu kırmızı ve siyaha boğdum. Bu sefer bloğu gördükçe sinir oluyordum! James "Mmm-aah!" dese yeridir yani. Bilgisayarı da kapattım. "Anarchy in The Ödemiş" kafasındaydım. Ye, iç, sıç ve bilumum ihtiyaçlar derken akşam oldu dışarı çıktık; nargile içmeye gittik. Fakat sinir doluydum!

Muhabbet ettik; muhabbetler de gerdi beni! Neyse ki nargile hepsini unutturdu. E kafa da biraz kalınlaştı tabi. Pilottum, eve uçtum, uyudum. Ama aklımda siz okuyucularım vardı; blogumu görünce kim bilir nasıl üzülecektiniz. Canlarım benim! Keşke çok uzun kollarım olsa da sarılsam hepinize.

Sabah kalktım, okula gittim. Dünü unutmuştum; kafam boştu. Boş kafayı yedi saat doldurmamak ise çok zordu. But I did it! I DID IT!

Eve gittim hocam. İlk iş açtım blogu, çok üzüldüm o haline. Renksiz, gergin, üzgün. Ben genelde sinirli biriyim. Başkalarına karşı değil, kendi içimde. Tanıdığım insanlara, tanımadığım insanlara, yakın arkadaşlarıma, herkese sinirlenirim! Ama söyleyemem yüzlerine. Sakinleştiririm kendimi. Siz beni dışarıdan sakin görmeye devam; sizlere sinirlenemem! Neyse... Renklerle sakinleşmek diye bir şey var. Misal; bloğumu görüp sakinleşirsin ama bazı yazılarımı okurken sinirlenirsin. Yavaş yavaş tanıyorsunuz beni. Blog, bir insanın kendini anlatmasıdır hocam!

Yeni konsept nasıl olacaktı? "Ses" konsepti biraz rahatsız ediciydi; aynı şablonu mu kullanacaktım yine? Asla! Carpe diem hojam! (Arap Bacı Sound System) Değişiklik kaçınılmazdı ama kaçınılmaz diye de baştan savma olmak zorunda değildi. Çok iyi olmalıydı ulan! Hemen açtım Photoshop'u; bir fotoğrafımı (Akustik gitar görünce hangimiz mutlu olmuyoruz ki?) sizin için düzenledim, yeni şablon seçtim, eski konseptin izlerini sildim ve rengin tonunu değiştirdim. Sizin için... Açık Mavi...

Önceki konseptte mavinin kapalı tonlarını kullanmıştım. Mavi iyiydi, açık mavi daha iyi. İç mimar mı olsam lan? Düşünsenize... Açık mavi... Rengi açık mavi olan şeyleri düşünün... Deniz? Gökyüzü? "Bir Mavi Çiçek?"

Siz rahatlayın, uyuşturun kendinizi yeter ki. Yeter ki bir an her şeyden uzaklaşıp güzel duygularla baş başa kalın. “Whiskey In The Jar” çalsın kafanızda, yüksek bir ağacın tepesindeki iki kişilik hamakta “O”nunla yattığınızı düşünün.

Sonra kendinize gelin...

Çünkü onlar gerçek değil. İşte benim ruhum, işte benim bloğum. Ya hep mutlu ya hep sinirle dolu. Ortası yok! Ya da ben bulamadım. Bu kadar düşünmeme rağmen %80 sinirle yaşıyorum ben ulan!

Bu gördüğünüz açık mavi ise %20'm. Onu da sizinle paylaşıyorum... Elimden geldiğince, insaniyet namına...

Yazı nereden nereye geldi be! Aşk, hüzün, kedi b.ku derken… Neyse… Konseptin neden değiştiğini elimden geldiğince anlattım en azından. Dolaylı yoldan oldu ama anlattım…



Yeni Başlayanlar İçin Not:
Bundan önceki konsept “Ses”ti hocam. Başlık ise “Antandros yankılarından duyduklarım”dı. İyi haberler veya olaylar için “Sesi Aç!” başlıklı yazılarım vardı. Kötüler için ise “Sesi Kıs!”ı kullanıyordum. Temmuz ayındaki yazılarımı okursanız olayı daha iyi anlarsınız. “Şimdiki konseptin adı ne?” derseniz. Bilmiyorum. Ama illa ki bir isim istiyorsanız; “Açık Mavi”

Hiç yorum yok: